“Deme ya…”
“Dedim bile”
“E ne yapacaksın?”
“Ne bileyim ben? Şeytan diyor ki…”
“Sen yine de şeytana uyma. Bence git başkanla konuş. Anlat derdini. Hani yol yapımını anladık da mezarlık bekçiliği? Olacak şey değil”
“Sanki o pezevengin haberi yok mu zannediyorsun?”
“Sence var mıdır?”
“Herhalde oğlum. Asıl çıbanın başı o değil mi? Bunlar hep onun başının altından çıkıyor. Ne zaman denetlemeye kontrole gelse yoldan çok bana bakıp Keyfi alıyordu pezevenk” deyince Ahmet arkadaşının kafasını bir itip, tersine hareketle ona biraz daha yaklaşarak:
Okumaya devam →
